Bugün tatilin son günü içimde böyle bir hüzün var anlatamam. Bugün yatıp dinlenebilsem gam yemezdim ama paso küp dikdörtgen falan yaptım. Ağzına sıçtığımın teknoloji tasarımı. Şimdiyse yorgunluktan ölme derecesine ulaşmaya ramak varken aldım elime bilgasayarı aa benim bir blogum var nan bişeyler yazayım havasına girdim. Sonuç belli saçmalıyorum burda :) Ha bi de dün de buse diye bir arkadaşla kavga ettik. Salak yahu. Yeminlen bir şeyi onbeş kez söylüyorum yok anacım anlamıyor. Bende zaten bir melankoli vardı onu da kattım yanıma kızın ağzına ediverdim o dakikada. Mesajlarına da cevap atmadım bir iki gün kafamı dinliycem valla. Bu aralar zaten sıkkınım. Dost dediklerim ağzıma sıçıyolar. Sonra suçlu ben oluyorum gene. Bu arada atlamam gereken bir hadise var ortada.
Ben geçiyorum ya bu bilgisayarın başına aklıma önceden bir bok gelmiyor sonra da saçma saçma yazıyorum haberiniz olsun. Ondan yok bu kız burda ne demiş yok hiç özenmemiş demeyin nihayetinde kendimi rahatlatmak için yazıyorum buraya :) Bir de kimliğimi açıklamak hiç istemem çünkü anneciğim,ablalarım falan bulsun istemiyorum. Siz bakmayın böyle yaramaz gözüktüğüme aslında dışarıdan örnek çocuk gibi gözüküyorum galba. Herkes beni hiç hata yapmam,birini sevemem,öğretmenimi kızdıramam sanıyor. Yani hepimizde olduğu gibi beklentiler büyük. Bence çağımız insanına şu beklenti olayını açıklamamız lazım. Özellikle de şu ebeveynlere. Çocuklarından yapamayacakları şeyler ya da olamayacakları kişiler olmasını isteyen o kadar çok anne baba var ki. Yani neredeyse hepsi öyle. Düşünün en basitinden biri gelse annenize çocuğun şu kabahati işledi diye sövse hangi anne en başta inanır. Çocuğunun ciddi anlamda bunu yaptığını ya da yapmış olabileceğini kaç anne düşünür? Ya aslında bakın onları suçlamıyorum ama şöyle de bir şey var bizim iyiliğimizi isterken hayatla yüzleşme zamanımızı geciktirip,mükemmelliyetçi yapıyorlar. Sonra al sana kendine güvenmeyen, en ufak zorlukta çekip giden bireyler. Bir de bunların büyüyüp evlendiğini,çocuk yaptığını düşün? Boşanmanın normalleşeceğini görürsün o zaman. Hani derler ya zincirin halkaları diye. İşte bence o burda tam anlamıyla gerçekleşiyor. Her şey anne baba da onların çocuk yetiştirme tarzlarında. Ama çocuğun ya da gelişmekte olan bireyin en büyük hayal kırıklığı kendisinden beklenilenin daha aşağısını yaptığında başlıyor. Onlar kendilerine güvenlerini kaybettikçe ana babanın hırsı altında ezilmeye,görünmez çocuk olmaya başlıyorlar.Hangi anne ya da baba farkediyor dersiniz? Hiçbiri.. Hırsın fazlası öyle kötü ki aslında bir süre sonra insanı önünde olup biteni kabullenmemeye,kendini üstün görmeye itebiliyor. Bazen şöyle düşünüyorum acaba ben sbs den ya da herhangi başka bir sınavdan iyi alırsam kime yararı olacak? uzun vadede belki de bana ama aslında kısa vadede yani o an için ebeveynimin çevredeki yerini sağlamlaştırmayacak mı? Bir öğretmenin onu ciddiye almasını,insanların ne iyi çocuk yetiştirmiş diye gıptayla bakmasını sağlamayacak mı? Ve biz çocuklar aslında hepimiz bunu sağlamaya çalışmıyor muyuz;? bu yüzden bir sınavdan düşük alınca annemize söylemek hep zor gelmez mi bizlere? Beklentiden daha düşük yaptığımızı kendimize yediremememiz,geleceğe sağlıklı bakamamız bundan değil midir?
Hep hiç bir kaygısı olmayan insanlara imrenirim. Ne rahattırlar! Onların o rahatlığını yaşamak,kimsenin benden bir şey beklemediği duygusuna kapılıp üzerimdeki yükü atmayı ne kadar isterdim!Ama hayat herkese ayrı şeyler sunuyor. Hayatın gerçeği belki de budur. Belkide beklentiler insanların toplumda barınmasını sağlamaktadır? Belki de kendimizi kaybederek hayatta saygın bireyler oluyoruzdur? Her gün kendimizden bir parçayı bizden beklenileni yapmak için çöpe atıyoruzdur? Kim bilir belki de yaşayıp göreceğizdir?
0 yorum:
Yorum Gönder