25 Kasım 2010 Perşembe

Üzgünüm hata yaptım.

Öncelikle bir kaç gündür yazamadığım için özür dilemek istiyorum. Ama bu aralar çok dertliyim inanın şu internete ayırıcak vaktim bile kalmadı :/ Her şey karıştı hayatımda. İyilik yapayım derken herkesin kötülediği biri oluyorum,bu hoş değil açıkçası. Ama atalarımız haklılarmıs ya doğru söyleyen hep dokuz köyden kovuluyor.!
Okulda kızlığı yerinde olan kız kalmamısken yakın bir arkadasımı daha kurban vermek üzereydim. Onu döndürmek için ugrasa ugrasa bir hal oldum. Yanlıs arkadas secimleri o melek gibi kızı öyle boktan bir yere getirmis ki inanılmazdı. Kaybedecek bir seyi olmayanların yanında yavas yavas azalan değerlerini kaybetmesine az kalmıstı. Adı okulda halen ''kasar'' diye anılıyor ama en azından kendisini düzeltmek için çaba sarfetmeye  başladı, bu da bir şeydir. Gene de aklı onu bu yere getiren arkadaslarına kayıyor ya pes diyorum. Okulda dersleri 5'in altına düşmeyen kız 2 ler 3 ler almaya baslayınca bir bokluk oldugunu anladım ben aslında ama çaktırmadım eger hocalarda eseleseydi bu kız kayıp gitmisti. 13 yasındaki cocukların ya da genclerin herneyse yaptıklarına bak. Birbirleriye iliskiye girmekmis peh! ne iliskisi ya kızlar bunu anlamıyor ıkı gun sonra ayrılacagı bırıne kızlıgını vermek öyle kolay mı! Hem de türkiye de! sapıklar doluyken nasıl böyle akılsız olabiliyorlar! Ben sasırıyorum cıdden. Ben ve cevremdekiler böyle seyler yapmadıgımız icin garip olarak anılıyoruz. Bu nedir ya allah askına. Artık isyanlardayım. Yasına basına bakmadan öğretmene kafa tutmalar yalan söyleyip okuldan kaçmalar.. Benim bildiğim bunlar lisede olurdu ilkokulda değil! Neyse ben arkadasıma kurtardıgımıza sevincliyim.
 Diğer bir konuysa mertle yeniden konusmaya basladık. O su an baskasıyla cıkıyor ama olsun. Arkadas modunda takılıyoruz öyle. Bir ara size hayatımda büyük yer kaplayan burak vakasını da anlatmam lazım. Onun zamanı var ama :) Mert bugun cıktıgı kız acıkca ondan hoslandıgını soyledıgı icin onunla cıktıgını söyledi. Sonra bende hmm falan yaptım. Gecen sene bir kız vardı inadına söylemedi benden hoslandıgını falan dedi.  Bende nasıl biriydi dedim beni tarif etti sayılırrr.! Acaba ben miyim diye düsünüyorum,anlamıs mı ondan hoslandıgımı ? AYYY düsüncesi bile heycanlıı! Umutsuzum ama midemde kelebekler ucusuyoooor :)

21 Kasım 2010 Pazar

Tatilin son günü,içimde var bir hüzün..

Bugün tatilin son günü içimde böyle bir hüzün var anlatamam. Bugün yatıp dinlenebilsem gam yemezdim ama paso küp dikdörtgen falan yaptım. Ağzına sıçtığımın teknoloji tasarımı. Şimdiyse yorgunluktan ölme derecesine ulaşmaya ramak varken  aldım elime bilgasayarı aa benim bir blogum var nan bişeyler yazayım havasına girdim. Sonuç belli saçmalıyorum burda :) Ha bi de dün de buse diye bir arkadaşla kavga ettik. Salak yahu. Yeminlen bir şeyi onbeş kez söylüyorum yok anacım anlamıyor. Bende zaten bir melankoli vardı onu da kattım yanıma kızın ağzına ediverdim o dakikada. Mesajlarına da cevap atmadım bir iki gün kafamı dinliycem valla. Bu aralar zaten sıkkınım. Dost dediklerim ağzıma sıçıyolar. Sonra suçlu ben oluyorum gene. Bu arada atlamam gereken bir hadise var ortada.
  Ben geçiyorum ya bu bilgisayarın başına aklıma önceden bir bok gelmiyor sonra da saçma saçma yazıyorum haberiniz olsun. Ondan yok bu kız burda ne demiş yok hiç özenmemiş demeyin nihayetinde kendimi rahatlatmak için yazıyorum buraya :) Bir de kimliğimi açıklamak hiç istemem çünkü anneciğim,ablalarım falan bulsun istemiyorum. Siz bakmayın böyle yaramaz gözüktüğüme aslında dışarıdan örnek çocuk gibi gözüküyorum galba. Herkes beni hiç hata yapmam,birini  sevemem,öğretmenimi kızdıramam sanıyor. Yani hepimizde olduğu gibi beklentiler büyük. Bence çağımız insanına şu beklenti olayını açıklamamız lazım. Özellikle de şu ebeveynlere. Çocuklarından yapamayacakları şeyler ya da olamayacakları kişiler olmasını isteyen o kadar çok anne baba var ki. Yani neredeyse hepsi öyle. Düşünün en basitinden biri gelse annenize çocuğun şu kabahati işledi diye sövse hangi anne en başta inanır. Çocuğunun ciddi anlamda bunu yaptığını ya da yapmış olabileceğini kaç anne düşünür?  Ya aslında bakın onları suçlamıyorum ama şöyle de bir şey var bizim iyiliğimizi isterken hayatla yüzleşme zamanımızı geciktirip,mükemmelliyetçi yapıyorlar. Sonra al sana kendine güvenmeyen, en ufak zorlukta çekip giden bireyler. Bir de bunların büyüyüp evlendiğini,çocuk yaptığını düşün? Boşanmanın normalleşeceğini görürsün o zaman. Hani derler ya zincirin halkaları diye. İşte bence o burda tam anlamıyla gerçekleşiyor. Her şey anne baba da onların çocuk yetiştirme tarzlarında. Ama çocuğun ya da gelişmekte olan bireyin en büyük hayal kırıklığı kendisinden beklenilenin daha aşağısını yaptığında başlıyor. Onlar kendilerine güvenlerini kaybettikçe ana babanın hırsı altında ezilmeye,görünmez çocuk olmaya başlıyorlar.Hangi anne ya da baba farkediyor dersiniz? Hiçbiri.. Hırsın fazlası öyle kötü ki aslında bir süre sonra insanı önünde olup biteni kabullenmemeye,kendini üstün görmeye itebiliyor. Bazen şöyle düşünüyorum acaba ben sbs den ya da herhangi başka bir sınavdan iyi alırsam kime yararı olacak? uzun vadede belki de bana ama aslında kısa vadede yani o an için ebeveynimin çevredeki yerini sağlamlaştırmayacak mı? Bir öğretmenin onu ciddiye almasını,insanların ne iyi çocuk yetiştirmiş diye gıptayla bakmasını sağlamayacak mı? Ve biz çocuklar aslında hepimiz bunu sağlamaya çalışmıyor muyuz;? bu yüzden bir sınavdan düşük alınca annemize söylemek hep zor gelmez mi bizlere? Beklentiden daha düşük yaptığımızı kendimize yediremememiz,geleceğe sağlıklı bakamamız bundan değil midir?
 Hep hiç bir kaygısı olmayan insanlara imrenirim. Ne rahattırlar! Onların o rahatlığını yaşamak,kimsenin benden bir şey beklemediği duygusuna kapılıp üzerimdeki yükü atmayı ne kadar isterdim!Ama hayat herkese ayrı şeyler sunuyor. Hayatın gerçeği belki de budur. Belkide beklentiler insanların toplumda barınmasını sağlamaktadır? Belki de kendimizi kaybederek hayatta saygın bireyler oluyoruzdur? Her gün kendimizden bir parçayı bizden beklenileni yapmak için çöpe atıyoruzdur? Kim bilir belki de yaşayıp göreceğizdir?

20 Kasım 2010 Cumartesi

14 yaşındaysanız hayat b*ktandır!

Yazının başlığına bakıp daha ilk günden terbiyeesiz bu lan falan olayına girişmeyin lütfen.Burda haklı olan benim vallahi.Az önce beni fişekleyen bir olay oldu kanımca bende geliyim yazıyım olayına girdim.Evet doğru duydunuz 14 yaşındaysanız hayat cidden boktan! İlk aşık olma dönemi dedikleri şeyden bolca yaşıyosunuz ama böyle bir melankoli bir dünyanın içine edeyim havası hep var.  Yaşayan bilir. Bakın bana yaşıyorum,biliyorum. Şimdi ben buraya hoşlandıklarımı yazsam atlantaya yol olur. Ondan kısa ve öz olayım ilk aşk olayımı anlatayım.
 Şimdi benim eski dershanemden bir çocuk vardı mert diye( adı batasıca). Ben bu çocuktan uzaktan uzağa hoşlanıyorum. Ama sapık yani hemde önde gideni. Sınıfta da tek kız ben gibiyim biri daha var ama o da salak bi'şey asosyal böyle. Neyse bizi bu çocukla hep yakıştırıyolardı,dalga geçiyolardı falan. Bende içten içe eriyorum ama belli etmiyorum. Ben dershaneden ayrıldım gibi oldu baska özel bir yere basladım arada dershaneye de gidiyorum ama. Neyse o ara bu çocukla mesajlasıyoruz bana yazıyo gibi. Birkaç arkadaşta beni gazlıyor tabi. Yok ben sana teklif etsem kabul eder miydin yok işte ben yakışıklı mıyım sence falan diye konuşuyor. Bir gün sabahtan okuldayız böyle tören gibi bir şey var. Herkesin telefonları açık bana mesaj geldi çıkalım diye. Allah allah bana geldiler tabi kızardım ık mık. neyse böyle konusurken arkadaslarının oyun yaptıgı ortaya çıktı nasıl utandım anlatamam. Çünkü biz konusuyoruz ama o başka kızlardan bahsediyo falan yani. Gene de salak kafam düşünebilmişim işte. Ben bir şekilde durumu toparladım hani. Yok başkasıyla çıkıyodum zaten falan dedim ama içimde kaldı. Ara sıra mesaj atıyor içim hoş oluyo. Geçen gün aşk sözü sormuş başka bir kız için. Nasıl küfür ettim yani anlatamam :/ Ama geçti gene de bunu düşünüyorum. Bir salaklıktı,geride kaldı. İnşallah allahından bulur ama bana yaşattıklarının acısını çeker. 
   İşte böyle 14 yaşında biriyseniz hayat boktan. Genç olmak ya da olmaya çalışmak zor. Regl olmak zor. Her şey zor.. Allahtan hepimize sabır diliyorum :)

neden yaptım?

Henüz olmayan sevgili takipçiler...
Bu blog salakça bir kız (bu ben oluyorum) tarafından kurulmuştur,şimdilik bir amacı yoktur ama umarım ki olacaktır :) Şimdilik günlük şeklinde ilerleyecek olan,takipçim fazla olsun amacı gütmeyen bir blog olarak blogger ın tozlu internet sayfalarında (o da ne salak mıyım neyim) çürüyecektir :) Şiimdii aklıma geldikçe yazacağım için olmayan takipçilerime her dakika sizinleyim sözü veremem ama olsun :) 
Şimdilik benden bu kadar sağlıklı kalın tamam mı?